Kültür Örf ve Adetlerimiz

 

.

KÜLTÜR ÖRF VE ADETLERİMİZ

Kasabamız Anadolu’ya açılan kapı olarak bilinen Kapadokya’nın tam ortasdındadır,işlek yollar üzerinde bulunması ve eskiden ticaret yolu olarak kullanılan ipek yolunun (uluyol) kasabamızdan geçmesi nedeniyle, çeşitli kültür ve uygarlıkların etkisi alanına girmiştir. Kasabamızın en az 4000 yıl öncesine kadar uzanan tarihi olduğu söylenmektedir,Yerleşme tarihi Etiler’e kadar uzanan Kasabamızda Hititler, Medler, Frigler, Asurlular, Persler, Keltler, Kapadokya Krallığı, Bizanslılar, Selçuklular ve Osmanlı uygarlıklarından izler taşımaktadır. .

(Resmi büyütmek için resimlerin üzerine tıklayın)

Kasabamız’da geleneksel Türk tipi bütün anlamıyla yaşanmaktadır. Kasaba halkı sevinç ve kederlerinde hep ölçülüdür. Bahar ve yaz aylarında ağaçlar altında , sonbahar da düğünlerde ağırbaşlı ve içten söyleyiş havasıyla yaşarlar, yemekleri sade ve doyurucudur. Halk Türkçe’si , Anadolu ağızlarının genel gelişimi içinde Oğuz Türkçe’si izlerini taşır. Kasabamızın şivesi Nevşehir merkez ve çevre kasaba ve köy şivelerinden oldukça farklıdır.

Aşağıdaki kelimeler ise kasabamıza özgü bazı söz ve Kelimelerdir.

Aba:Anne
Abari:Hayret
Depik:Tekme
Sumsuk:Yumruk
Gada:Dert
Gepirti:Gürültü
Dınılamak: Ses Çıkarmak ve Hızlı ıgitmek
Alaçık:Bağ evi
Verev:Ters,yanlış
Gever: Tarlaya suyun giriş yeri
Gah:Kalk
Gop:Koş
Goy:Bırak-Koy
Get:Git
Gaç:Kaç
Bildir:Bir önceki yıl
Biil:Bu yıl
Gidi:Kişiliksiz 
Bellemek:Öğrenmek
Avara:Boş Gezen
Bundan gilli:Bundan Sonra
Gevmek:Çiğnemek
Saymila:Gerçektenmi
Bürgü:Sofra altı bezi
Guşane:Ekmek Kabı
Tohya:Terlik
Metameli:Yaramaz
Savmak:Salmak,Göndermek
Gişilik:Özel Gün Giysisi
Kundelik:Günlük Giysi
Büngürdemek:Kaynamak
Cıncık:Cam
Cıngıl:Küçük Üzün salkımı
Çinaar:İri gözlü Kalbur
Fosalmak:Sönmek havası inmek
Alengirli:Bozuk/arızalı
Basda:Seyyar giyim satıcısı
Basdırah:Eski kapıların emniyeti
Büzütmek:Üşümek,toplanmak 
Gubarmak:Kasılmak
Kırışmak:Surat ekşitmek
Hömermek:Kafa Tutmak
Avhalamnak:Üstün gelmek,Kazanmak
Cabıldak:Çıplak
Tırman:Tarla sınırı
Nörüyon:Nasılsın
Cimciklemek:Çimdiklemek
Çemkirmek:Sinirlenmek
İliklemek:Düğmelemek
İt dirsa:Sivilce Çeşiti,Deri hastalığı
Dorutmak:Suskun,Düşünceli durmak
Dımışkı:Tertip,düzen
Yağannı:Sırt omuz bölgesi
Gucün:Zorla,güçlükle
Icık:Biraz
Herg: Tarla sürmek
Süğsün:Ense
Kalgıtmak:yerinde oynatmak
P
örüşük:Buruşuk
Kanara: Çok yemek yiyen
Hozan:Bakımsız bağ tarla
Ha gevur ha:Hayret ifadesi
Umanmı:İstermisin
Tivriz:Uzak
Körsenlemek:Alaca karanlık
Sülükcü:,Giyim tarzı kötü
Hazaar:,Herhalde
Evmek:,Acele etmek
Pırtmak:Kurtulmak,kaçmak

Icık:Biraz

Buyanna:Bu tarafa,yanıma
Metlemek:Atlamak
Lavgar:Olur olmaz çok konuşan
Ödü sıtmak:Korkmak
Devramel:Ayçiçeği
Şibik:Çıkıntı,Uç
Dımık:Köşe
Dimi:Kadın Şalvarı
Goşah:Yumuşak
Zabın
:Zayıf,Güçsüz
Yöna:Aksi,Ters
Zikke:Demir çubuk
Diniz:Sakin

Büzütmek:Üşümek,toplanmak 

Gubarmak:Kasılmak
Kırışmak:Surat ekşitmek
Hömermek:Kafa Tutmak
Avhalamnak:Üstün gelmek,Kazanmak
Cabıldak:Çıplak
Tırman:Tarla sınırı
Nörüyon:Nasılsın
Cimciklemek:Çimdiklemek
Çemkirmek:Sinirlenmek
İliklemek:Düğmelemek
İt dirsa:Sivilce Çeşiti,Deri hastalığı
Dorutmak:Suskun,Düşünceli durmak
Dımışkı:Tertip,düzen
Yağannı:Sırt omuz bölgesi
Gucün:Zorla,güçlükle

YAŞAM BİÇİMİ

Yaşama Biçimi: Selçuklu ve Osmanlı döneminde Ticaret merkezi olan Kasabamız toplumsal yaşamda geleneksel ahlaksal değerlerle biçimlenmiştir. Kasaba halkı milliyetçi ve muhafazakar yaşam biçimini benimsemiştir.

GİYİM KUŞAM

Giyim-Kuşam: Kasabamızda Nevşehir merkez ve kasaba halkımızın giyim tarzındaki farklılık belirgindir. Nevşehir merkezde kadın giyiminde moda ve pazar, Kasabamızda ise çalışma koşullarına uygun,eskiye dönük ve geleneksel giyim tarzı etkili olmaktadır.ancak orta ve büyük yaş kadınlarımıza göre yeni nesil genç kızlarımızın merkez ve moda giyimine özendikleri görülmektedir,Erkek giyiminde ayrılık çok daha azdır,Kasabamızda erkek giyimi standart türk erkek giyiminden farklı değildir.

(Resimleri büyütmek için resimlerin üzerine tıklayın)

BESLENME BİÇİMİ 

Beslenme Biçimi: Kasabamızın tarımsal ürünleri beslenmenin de temelini oluşturur.Belediyemizin ekmek fırınının olması sebebiyle her nekadar eskisi kadar tercih edilmesede çoğu aile kışlık yufka ekmeğini kadınlar toplanarak kendileri yaparlar. Beslenme hamurlu yiyeceklere, et ve süt ürünlerine dayanmaktadır. Hemen hemen her aile sadece tüketime yönelik Patates,fasulye, domates, biber, patlıcan gibi sebzeler yetiştirir. üzüm, kayısı, ceviz,erik,elma gibi meyveler yöre beslenmesinde önemli bir yer tutmaktadır. Pekmek,köftür,tarhana,Erişte, salça,Bulgur gibi yiyecekler giderek yerini Pazar ürünlerine bırakmaya başlasada kasabamızda hala aile ekonomisine katkı sağlamak için bu gelenek devam etmektedir.Kasabamızda En değerli yemek çömlek fasulyesidir herhangi bir davet yada misafire yemek ikram edilecekse bu kesinlike çömlek fasulyesi yanında yufka ekmek ve ayran olur.
(Resimleri Gerçek boyutunda görmek için resimlerin üzerine tıklayın)

Dini ve Hurafe inançlarımız

Dini inanç ve Hurafe inançlar: Kasabamızda 8 cami,2 türübe bulunmaktadır,Kasaba halkımız geneli din ve inanç konusunda oldukça hassas ve muhafakardır, Kasabamız tamamiyle hanifi mezhebine bağlıdır.Kasaba büyükleri her nekadar taklidi imanla dinlerini yaşasada günümüzde orta yaş ve gençlerimiz araştırarak ve öğrenerek dinini yaşamaktadırlar.Kasabamızda hurafe boş inanç çok fazla olmamakla beraber, Sol kulak çınlarsa bir yerlerde kötü sağ çınlarsa iyi söz edilmektedir,Yolcunun arkasından su dökmek,Enseden öpülen çocuk yalancı olur,İki bayram arası evlenilmez,Gece tırnak kesenin ömrü kısalir,Gece vakti sokağa bulaşık suyu veya ateşe su dökülmez cinler musallat olur,Çocuğun üstünden atlanırsa büyümez boyu uzamaz gibi kasaba büyüklerinden ileri gelen eskiden kalıntı bazı hurafe inançlarda vardır.

EVLENME VE DÜĞÜN GELENEĞİMİZ

Evlenme Geleneğimiz: Kasabamızın evlenme geleneği görücü usulüdür. Çok azda olsa kızla oğlan birbirlerini severek evlenirler genelde evlenmeler görücü usulü ile yapılır ancak kasabamızda birbirini sevdiği öğrenilen kızla-oğlan hemen evlendirilir. Her ne kadar çok eskilerde “gelinlik etme” usulüde kasabamızda geçerli olsada günümüzde bu gelenekten eser kalmamıştır. “gelinlik etme” usulünde yeni gelin belli bir süre doğurmazsa (3-4 yıl) kocası yeniden evlenmeye hak kazanır. gelinde görümcelere katılır,Kocasına yeni bir eş arar. Yakın köylerden beğenilen 17-18 yaşlarındaki yeni eşe “ferik” denir. ancak bu gelenekten günümüzde kesinlikle eser kalmamıştır.eskiden kalma bazı geleneklerimizde yok değildir Günümüzde çok yaygın bir gelenek olmamakla beraber yeni gelinler belirli bir süre büyüklerinin yanında konuşmaz kaş göz işaretleriyle yada fısıldayarak anlaşırlar, sofraya çağrılmadan oturmazlar,aile içindeki (kayın,görümce çocuğu,evin büyük torunu)gibi erkeklere kendisinden yaşça küçükte olsa 5-6 yaşlarında çocuk dahi olsa fark etmez abi diye hitap ederler,yolda herhangi bir erkeğin önünden geçmezler durup erkeğin geçmesini beklerler,Evlenme çağında oğlu olanlar için nişan, düğün törenleri, kız beğenilecek yer arasındadır,Buralarda beğenilen kızlar, bir bahaneyle oğlana da gösterilip, görüşü alındıktan sonra görücü gidilir ve karşı taraf olumlu bakmışsa İlk görüşmeden sonra ailenin yada çevrenin saygınlarından birkaç kişi dünür gider. Kız istemede tekerlemeye dönüşmüş şu sözler kullanılır.“Yedik içtik, ölçüp biçtik, gelene niye geldin denilmez, Allah’ın emrine hiç karşı gelinmez, bizim buraya gelişimizin bir sebebi vardı, kerimenizi “Allah’ın emri peygamberin kavliyle” bizim oğlana istemeye geldik. Siz bu işe ne dersiniz?” bu arada gelin adayı kız kahve getirir ve damat adayının kahvesine bolca tuz atar eğer damat adayı o kahveyi içerse sabırlı ve geçim ehli olduğu yorumu yapılır,

Daha sonra Kız babası yada evin büyüklerinden biri de danışıp görüşmek için zaman ister,eğer yanıt olumluysa erkek tarafına haber verilir,erkek tarafıda pasta,tatlı gibi yicecek ve çiçekle hazırlıklı gider.eğer yanıt olumsuzda bir daha o eve gidilmez.

Olumlu yanıt alan erkek tarafı hazırlığını yapmıştır ve tekrar dünürcü gidilir,karşı taraftan yanıt olumlu olsa bile bazen erkek tarafının bir daha gelinmesi istenir bundaki amaç ise ilk istemede kızını verdi,çok hevesliymiş vs gibi dedikodularına yol açmamaktır ve erkek tarafı 3. kez tatlı ve çiçekle tekrar gider ve o gün söz kesilip erkek tarafının geline ne vereceği ve ne kadar altın takacağı kararlaştırır eğer bu konuda anlaşılırsa nişan tarihi belirnenir.

Nişan: Nişan kimi zaman 2 aile arasında yapılır. Evlerdeki takı ve yüzük takma işlemine “küçük nişan” denir. Çoğu zaman Ev dışında konuklarında çağrıldığı nişanlar merkezlerde salonlarda yapılır. Nişanlılık döneminde bayramlarda,özel günlerde veya erkek tarafı istediği zaman geline armağanlar götürür. Nişan gününe kadar bu olay böyle devam eder ve nişan merasimi yapılıp düğün tarihi belirlenir.

Düğün: Kasabamızda Düğünler genellikle Cuma günü başlar, Pazar günü biter. Düğün evinin belli olması için çatıya bayrak dikilir,bayrak direğinin ucuna soğan ve elma takılmaktadır.Düğünün ilk  günü sabahı kasaba halkına yemek verilir bu yemeğe “Bayrak yemeği” denir.Bayrak yemeği genelde cuma günü sabah 07.00 çok nadirde olsa cuma namazından sonra verilir,bayrak yemeğinden 1 gün önce belediye hoparlöründen anons edilerek tüm kasaba halkı davet edilir bayrak yemeğinde çorba,kahvaltılık yiyecek,çoğu zaman kıymalı pide ikram edilir böylece bayrak yemeği gerçekleşmiş olur

Düğünün ilk günü akşamı ise güvey başı dediğimiz damadın erkek arkadaşları ve yakınları ile birlikte davul,zurna orkestra ekibi veya ses sistemi kurularak halay çekip,oyunlar oynanarak eğlenilir. Bu arada kız tarafında “Kız Başı merasimi”  yapılır Kız Başı merasimi 1 gün önceden belediye hoparlöründen anons edilerek tüm kasaba halkı davet edilir gelinin yakınları ve isteyen herkesin katılabileceği Kız tarafının evinde toplanılıp kız tarafı tebrik edilir,kuran okunup,dualar edilir ve bir müddet oturup muhabbet edildikten sonra kız başı gerçekleşmiş olur.

Bundan 10-15 yıl önceye kadar “Kız Başı” “Oğlan Başı” Geleneğimiz çok farklıydı, Kız başı Merasiminde Kız Başı alınırdı, Kız Başını alan Kişi Kız tarafının misafirlere yemek organizasyonu,misafirlerin konaklama yerlerini ayarlama ve düğün sahibinin Kız tarafının düğün masraflarının bir bölümünü karşılamak suretiyle düğün sahibinin yükünü hafifletirdi, “Oğlan Başı”nı Alanda aynı şekilde erkek tarafının düğün yükünü hafifletirdi,örneğin eğer siz birinin kız veya oğlan başını almışsanız sizinde çocuğunuz var ise aynı şekilde karşı tarafta sizin çocuğunuzun düğünününde sizin kız veya oğlan başınızı almış olurdu. buradaki amaç ben senin düğünde sana yardımcı olayım sende benim düğünümde bana yardımcı ol demektir,genelde kız çocuğu olan kız başı,erkek çocuğu olan oğlan başı alırdı,ancak şu anda bu gelenekten eser kalmadı. Hasılı düğünün ilk günü böyle geçer.

Düğünün 2. gününde ise kız tarafından kına gecesi,erkek tarafında 2. güveybaşı  dediğimiz damadın erkek arkadaşları,Kasaba gençleri ve erkek tarafının yakınlarının toplanmasıyla düzenenlenen eğlence gerçekleşir 2. güvey başının başlamasıyla birlikte eğlence başlar bir müddet oynanıp eğlenildikten sonra “Tavuk yeme” adetimiz uygulanır ,

“Tavuk yeme” adetimizde yiyeceklerin hepsi kız tarafından karşılanır,Tavuk yeme adetimiz uygulamandan önce Kız tarafından 1 veya 2 adet pişmiş bütün tavuk,10 adet nevşehir simidi,1 kg yoğurt,1 kg helva,1 veya  adet mum,bir tepsi tatlı (genelde baklava olur),kına ve boş bir tepsi getirilir,Bunları gelinin erkek kardeşi getirmelidir eğer erkek kardeşi yoksa yakınlarından bir erkek getirmelidir,Tavuk yeme adetimizde ortaya bir masa kurulur baş köşeye damat yanına sadıç otur ve masanın boş yerlerine damadın arkadaşları oturur masaya oturanlar mümkünse bekar olmalıdır, Gelinin kardeşi veya kız tarafından bir erkek sırasıyla malzemeleri masaya getirir önce masaya kızarmış bütün tavuk gelir,gelen tavuğu damat masadakilerin  yemesi için parçalar,bu esnada masada oturanlar ve etraftakiler parçalanan tavuktan tavuğu kapmak zorundadırlar,tavuktan en çok payı alan kişi elini kaldırarak tavuktan en çok payı aldığını gösterir bu kişi misafirler(izleyenler) arasında en gözü açık kişi olarak yorumlanır, daha sonra paylaşılan tavuk önce damada yedirmek suretiyle afiyetle yenilir,damat kesinlikle kendi yemez masadakiler tarafından damat beslenir,buda: hadi bakalım seni ellerimizle besliyoruz görelim seni anlamına gelir.daha sonra masaya sırasıyla simit-helva ve yoğurt getirilir bu yiyeceklerde önce damada yedirilmek suretiyle afiyetle yenilir,sıradaki yiyecek tatlı  masaya gelir ve oda aynı şekilde önce damada yedirilmek suretiyle afiyetle yenilir ve kalan tatlı tepsiyle misafirlere dağıtılır,daha sonra ise masaya tepsi içerisinde 1 adet mum getirilir mumu damat yakar ve mumda tavukda olduğu gibi kapılmak zorundadır,masadaki yanan mumu kapan kişi evlenmek isteyen kişi olarak yorumlanır.Mum kapma işlemi gerçekleştikden sonra masada oturanlar tepsiye gönlünden koptuğu kadar para atarlar,yiyecekleri getiren gelinin kardeşine eline sağlık hediyesidir.

(Resimleri Gerçek boyutunda görmek için resimlerin üzerine tıklayın)

Böylece Tavuk yeme işlemi gerçekleşmiş olur,daha sonra masa toparlanır ve ortaya bir sandalye konularak gelinin kardeşi ve sadıç damada kına yakar.Damada kına yakma tamamlandıktan sonra damat,sadıç ve damadın 1 kaç arkadaşı ile birlikte kız tarafına Kına gecesine gidilir, Buradaki amaç ise damat kına gecesindekilere görücüye çıkartılır ,Kına gecesine giden damada tekrar  gelinle beraber kına yakılır,kına yakma işleminden sonra gelinle damat oynatılır gelinle damat kısa süre oynadıktan sonra  sadıç ve damadın arkadaşları damada eşlik eder bir müddet oynandıktan sonra tekrar damat ve arkadaşları oğlan evine güvey başına dönerler. bu süre içerisinde kına  gecesindeki kadınlar gelinle damadı ilk kez bir arada görmektedir ve bir birlerine yakışıp yakışmadıkları,uyuşup uyuşmadıları,gelin ve damadın hal hareketlleri,birbirlerini isteyip istemedikleri ve gelinle damadın yüz ifadeleri hatta mimikleri dahi yorumlarnır. Eğer gelin veya damatda olumsuz bir davranış görülürse (asık surat,mutsuzluk,asabilik) gibi hemen kasabada gelin veya damadın isteksiz zorla evlendirildiği dedikodu konusu olur.

(Resimleri Gerçek boyutunda görmek için resimlerin üzerine tıklayın)

Damat arkadaşlarıyla birlikte tekrar güvey başına dönerler ve eğlence burada gece yarısına kadar devam eder.Damadın arkadaşları çeşitli oyunlar sergiler,gençler kadın kılığına girer,köçek taklidi yapar,kasabamıza özgü arı vız,hakim avcı vs gibi oyunlarla 2. güvey başı devam eder ve belli bir saatte (gece 01:00-02:00) gibi sona erer. ve düğünün 2. günüde böylece tamamlanmış olur,Ertesi gün gelin alınacaktır.

(Resimleri Gerçek boyutunda görmek için resimlerin üzerine tıklayın)

Gelin Alma: Düğünün 3. günü gelin alınır eğer düğün salonda yapılacaksa gelin alma işlemi akşam saat 18:30-19:00 gibi yapılır,ama yerel düğün yapılacaksa öğle namazından çıkınca konvoy kız evine hareket eder.

Ben kendi düğünümün yapıldığı yöntemi yerel düğünümüzü anlatmaya devam edeyim. düğünün 3. günü damat ve yakınları erkenden kalkar kuaför işlerini halleder ve bu süre zarfında düğün evinin önüne düğün konvoyuna katılmak için araç ve aileleriyle toplanırlar,öğle namazından çıkıldıktan sonra düğün konvoyu kız evine doğru hareket eder.

Kız evine varıldığında damadı içeri almazlar kız tarafından bir kişi kapıyı kilitler (biz buna kapı bastırma) deriz damat,damadın babası veya sadıç kapıyı kilitleyen kişiye bir miktar para vererek kapıyı açmasını sağlar,

Kapı açılır damat,anne ve babası içeri girerler damat ve gelin hemen evin içindeki bütün yakınlarının ellerini öperler eğer gelinin erkek kardeşi varsa geline kuşak bağlar ve gelin alınarak düğün merasimin yapılacağı yere gidilir.

Eğer düğün salonda yapılacaksa gelin ile damat ilk olarak dans eder,biraz eğlenilir gelinle kaynana oynatılır daha sonra pasta kesilir ve takı merasimi gerçekleştikten sonra düğün sona erer.

Eğer yerel düğün yapılacaksa,oğlan evinde kapalı veya açık bir alanda kadınlar toplanır,oğlan evinin komşularıda bu sürede düğüne katılacak erkekler için yemek hazılamıştır kadınlar düğünde eğlenirken erkelerde oğlan evinin komşuları tarafından davet edilerek yemek yedirilir,Düğün evinde Gelinle damat bir süre oynatılır ve buradaki amaç ise kına gecesindeki amaçtan çok farklı değildir.

Düğünde Bulunan kadınlar gelinle damadı 2. kez bir arada görmektedir Kına gecesindeki durumdan farklı bir durum varmıdır gözüyle yine bir birlerine yakışıp yakışmadıkları,uyuşup uyuşmadıları,gelin ve damadın hal hareketleri,birbirlerini isteyip istemedikleri ve gelinle damadın yüz ifadeleri hatta mimikleri dahi yorumlanır. Eğer gelin veya damatda olumsuz bir davranış görülürse (asık surat,mutsuzluk,asabilik) gibi hemen kasabada gelin veya damadın isteksiz zorla evlendirildiği dedikodu konusu olur.Gelinle damat bir süre oynadıktan sonra takı merasimine geçilir,Kız ve erkek tarafının gelinle damada hediyeleri,takıları herkese anons edilir  sonra gelin ve damadın yakınlarından hediye veya takı takmak isteyenler olursa onlarda takılarını takarak anons edilirler. takı merasiminden sonra bir müddet daha eğlenilir ve eğlence düğünün 3. günüde sona ermiş olur gelin alınan günün akşamı yatsı namazından sonra cami önünde bekleyen Damadın arkadaşları damadı döverek gerdeğe sokarlar,bundan 8-10 yıl öncesine kadar damat gerdeğe girdikten sonra damadın ailesi damatdan kanlı çarşaf beklerdi damat kanlı çarşafı ailesine verdikten sonra erkek tarafı kız tarafını müjdeleyerek kızınız sağlam çıktı gözünüz aydın şeklinde kutlardı ama bu adetten şu anda hiç bir eser kalmamıştır.Böylece düğünün 3. günüde sona erer ertesi gün düğünün 4. günü “GALE” yapılacaktır

(Resimleri Gerçek boyutunda görmek için resimlerin üzerine tıklayın)

Düğünün 4. gününde Gale yapılır şu anda her düğün sahibi yapmasada yinede çoğu düğünlerde gale yapıldığı görülür,

“GALE”:  GALE “Kale alma” yani dikkate alma,dikkatli olma,önemseme kelimesinde gelmektedir. Gale günü gelinin her hareketi galeye katılan kadınlar tarafından dikkatle takip edilir, Gale’ye sadece kadınlar katılır Bu gelenekteki amaç gece gerdeğe giren gelinin gerdek gecesinin nasıl geçtiği,erkeğin gerdek gecesinde başarılı olup olmadığı,kadınlar tarafından gelinin Gale’deki davranışlarına göre dikkatlice takip edilerek  yorumlanır,kına gecesi ve düğündeki durumdan çok farklı değildir.bu gale merasimi kasabada erkekler tarafından olumlu karşılanmadığınıda not almak isteriz

Gale öğle saatlerinde başlar ikindi vaktine kadar devam eder gale sonunda erkek evinin komşu kadınları galeye katılan kadınları evlerine davet ederek yemek ikram ederler ve böylece düğün tamamiyle sona ermiş olur.

VEFAT VE BAŞSAĞLIĞI GELENEĞİMİZ 

Vefat ve Başsağlığı: Kasabamızda cenaze defni öğle veya ikindi namazından sonra gerçekleşir,vefat haberi cami hoparlöründen önce sela okunmak suretiyle ardındanda vefat eden kişinin ismi anons edilerek tüm kasaba halkına duyurulur,cenaze sahibi ailenin evine ilk günden itibaren bütün kasaba halkı teziyeye gitmeye başlar,küslük dargınlık bu durumda tamamen ortadan kalkar,Kasabamızda cenaze defin işleminde oldukça acele edilir,camilerden sela ile halka duyurulduktan sonra gönüllü kişiler veya belediye kepçesi hemen mezar kazarak merhumun mezarı hazır hale getirilir Daha sonra öğle veya ikindi namazına müteakip cenaze namazı kılınarak merhum veya merhume toprağa verilir.

Defin İşlemi gerçekleştirildikten sonra,bazı cenaze sahipleri vefat edenin ruhu için cenazeye katılanlara yemek ikram eder,bunu adet her zaman yapılmaz nadiren yapılan bir adetimizdir.kasaba halkı cenaze evine baş sağlığına gider,Bu durum yaklaşık 1 hafta devam eder baş sağlığına gidenler çay,şeker,bisküvi,içecek veya bir miktar parayla cenaze evine hediye götürürler.Yaklaşık bir hafta süreyle cenaze evi komşuları cenaze evinin yemek ihtiyaçlarını karşılar,sırayla her gün bir komşu cenaze evinin kahvaltı olmak üzere akşam yemeğime kadar yemek ihtiyacını karşılarlar.

Bir hafta sonunda cenaze evi vefat edenin ruhu için tüm kasaba halkına ekmek ile helva dağıtır. Vefat edenin vefatından 40 gün geçtikden sonra (halk dilinde kırkı çıkınca) Vefat edenin ruhu için kuran okutulup kasaba halkına yemek ikram edilir ve kasabamızda cenaze geleneğimiz bu şekilde gerçekleşmiş olur.

ETKİNLİKLERİMİZ 

Etkinlik-Eğlence: Kasabamızda Bahar şenliği,Nevruz vs gibi buna benzer etkinlikler yapılmaz. Düzenli yapılan çok fazla etkinliğimizde yoktur,yıllardır yapılan tek etkinliğimiz Asker uğurlama ve moral gecesidir. Kısaca Asker gecesi o yıl askere gidecek gençler için kasaba halkı,asker adayları ve asker gidecek gençlerin yakınlarının katılımıyla düzenlenen eğlencedir.

Bu eğlencenin organizasyonunu her yıl düzenli olarake sulusaray belediyesi üstlenir,çok nadirende olsa asker ve asker aileleri gecyi düzenler. Eğlence tarihi ve yeri önceden belirlenir ve belediye hoparlörlerinden kasaba halkına anons edilir,Gecenin başlamasıyla askere gidecek gençler teker,teker öncelik kendilerini tanıtıp eskere gideceği ili,birliğini ve görevini herkese arz eder,daha sonra kuran okunup dualar edildikten sonra askere gidecek gençlerimizin ellerine kına yakılır, çeşitli oyun ve gösterilerle bir müddet devam eder ve böylece Asker uğurlama ve moral gecesi böylelikle gerçekleşmiş olur.

(Resimleri gerçek boyutunda görmek için resimlerin üzerine tıklayın)

BAYRAM VE DİĞER GELENEKLERİMİZ 

Dini Bayramlar-Diğer Adet ve Gelenekler: Kasbamızda dini bayramlarımız gerektiği gibi yaşanmaktadır,Bayram sabahı büyük,küçük,çoluk,çocuk herkes camilere bayram namazına akın ederler kasabamızda bayram namazına gitmemek oldukça abes bir durumdur,Bayram namazı kılındıktan sonra herkes bulunduğu camide sıraya dizilerek imamdan başlamak suretiyle, camideki cemaat bir birleriyle bayramlaşır.Camiden çıkışında ise herkes yakınlarının kabirlerini ziyaret etmek için mezarlığa giderek geçmişlerinin ruhlarını okuyup dua ederler. Eğer Kurban bayramı ise kabir ziyarettinden hemen sonra kurbanlar kesilir,el öpme büyükleri ziyareti bir sonraki güne bırakılır,Ramazan bayramı işse kabir ziyaretinden sonra aile büyükleri evlerinde misafirlerin gelmsini bekler küçükler ise akraba ve büyüklerini evlerinde ziyaret ederek ellerini öperler. bu durum bayram süresince devam eder,eğer aile arasında,akraba arasında veya kasabada birbirleri ile küslük,dargınlıkları bulunan kişiler varsa kasabanın ileri gelen büyükleri ve sözü dinlenir kişiler bir araya gelerek küs ve dargın olanları barıştırır böylece bayram geleneğimiz bu şekilde gerçekleşmiş olur.

(Resimleri gerçek boyutunda görmek için resimlerin üzerine tıklayın)

Kasabamızda birde yıllardan beri süre gelen hacı uğurlama geleneğimiz halen devam etmektedir Hac Uğurlama:O yıl hacca gidecek kişiler hacca gitmeden birkaç gün önce, önceden belirlenmiş tarihte herhangi bir cami (genelde merkez cami) önünde,kasaba halkı,hacı adayları ve hacı adaylarının yakınlarının katılımıyla öğle yada ikindi namazı vaktinde cami çıkışında kuran okunup dualar edilir. hacı adaylarının elleri öpülür,helaleşerek uğurlanırlar ve böylece hacı uğurlama geleneğimizde bu şekilde gerçekleşmiş olur.

Burada yer alan bilgi resim vb gibi içeriklerin her hakkı sulusaray.net’e aittir,kaynak gösterilse dahi izinsiz,alıntı yapılamaz,kopyalanamaz veya farklı amaçlar için kullanılamaz.

 

 

EN SON HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

EN COK OKUNAN HABERLER